KORTEKS 2. Sezon 2.Bölüm Biyomimikri
Açılış Anonsu:
Şöyle bir düşün bakalım en iyi öğretmenin kim? Matematikçi Enes Hoca mı? Bedenci Yusuf Hoca mı? Mutlaka aklına birkaç favori isim geldi değil mi? Ama aslında bir öğretmen daha var… Hem de bizden hiç vazgeçmeyen, hayat boyu öğretmeye devam eden bir öğretmen: Doğa…
Doğa milyonlarca yıldır çalışıyor. Biz ise hayvanlarıyla, bitkileriyle doğanın nasıl işlediğini
yeni yeni anlamaya başlıyoruz. Doğadan örnek alıyor, onun çözümlerini kendi hayatımıza uyguluyoruz.
Mesela bir yalıçapkını, gagasıyla hızlı tren tasarımlarına ilham olabiliyor.
Geko Kertenkelesi sayesinde süper yapıştırıcılar geliştirilebiliyor.
İşte bugün seninle doğadan öğrenmeyi konuşacağız, konumuz Biyomimikri.
Gel, önce aklımızdaki sorulara birlikte göz atalım…
VTR 1 KORTEKS’TE BUGÜN
VTR DÖNÜŞ
Bugün biyomimikri konusunu Endüstriyel Tasarımcı sevgili Atahan Göktürk Güner ile konuşacağız. Atahan hoş geldin. Nasılsın?
Atahan ile sohbetimize geçmeden neymiş bu biyomimikri, gel kısaca izleyelim.
VTR 2 BİYOMİMİKRİ NEDİR?
VTR DÖNÜŞ
Atahan konuyla ilgili görüntülerimizi izledik. Sen bir endüstriyel tasarımcı olarak bu kavramı bize nasıl açıklarsın?
a. Doğadan öğrenebileceğimiz çok konu var. Bios ve mimesis kavramlarından Biyomimikri kavramı ortaya çıkmıştır. Yani doğayı taklit etmek. Biz insanlık olarak tüm sistemimiz bu doğayı örnekleme, taklit etmeyle oluştu.İnsan ne zamandan beri doğayı örnek alıyor? Neden başladık bu çalışmalara?
a. İnsanlık ilk olarak taşı sivrilterek başladığını söyleyebiliriz yani bundan milyonlarca yıl önceye gitmemiz gerekiyor. Sanayi devrimi gibi alanlarla birlikte endüstriyel tasarım anlamında gelişmeler olsa da doğayı taklit etmek insanlığın ilk aşamalarından beri süre gelmekte. Hayatta kalmak ve neslimizi devam ettirmek için bu çalışmalar zorunlu kıldı. Geçmişten günümüze tüm çalışmalarda biyotaklitin izlerini sürmek mümkün.Doğadan ilham alan çözümler daha mı sürdürülebilir?
a. Kesinlikle. Günümüzde sürdürülebilirlik kavramı da çok değerlidir. Günümüzde bunun bilincine maalesef varamıyoruz. Yarınımız yokmuşçasına kaynaklarımızı hızla tüketip acele etmeye çalışıyoruz. Oysa ki gidebileceğimiz tek yer Dünya. İşte bu yüzden doğaya tekrardan bilinçle bakmalı ve bizden sonraki nesilleri düşünerek binlerce yıllık planlar yapmalıyız.İnsan doğayı kontrol eden mi, yoksa ondan öğrenen midir?
a. Doğanın yapısını bozduğumuzda çıkacak durumun farkına varmalıyız. Afetler bunun en değerli örneği. Doğa kendine ait olanı yeniden alıyor. Biz ancak doğanın öğrencisi olabiliriz. Öğretmeni değil.Bu konuda en başarılı ülkeler hangileri?
a. Beyin göçü alan ülkeler daha başarılı gözüküyor. Biyomomikri kavramıyla öğrenciler Teknoloji ve Tasarım dersiyle birlikte tanışıyorlar. Bunun bilincine varmak ise yıllarımızı almakta. Ben de gerek makalelerimle gerek endüstriyel tasarımlarımla gerekse dergi sayılarıyla bu bilinci oluşturmaya çalışıyorum.Doğayı en iyi öğretmen yapan özelliği nedir?
a. Milyarlarca yıllık bir AR-GE (araştırma geliştirmenin) eseriyle karşı karşıyayız. Biz insanlık bu bilincin sadece başında olarak görüyorum. Biz insanlık olarak acele ettiğimizi görüyorum. Oysa ki doğa nasıl milyonlarca yıldır gelişim içerisindeyse bizler de binlerce yıl sonramızı düşünmek zorundayız.
Biyomimikri nedir epeyce konuştuk. Şimdi örneklerle kafamızda daha somut hale getirelim istiyoruz. Bakalım doğa bize hangi konularda rehberlik ediyor?
VTR 3 BİTKİ VE HAYVANLARLA ÖRNEK UYGULAMALAR
VTR DÖNÜŞÜ
Atahan, aslında gördüğümüz gibi doğanın, her açıdan insana çözümler sunan, hayatımıza yön veren bir mekanizması var. Günlük hayatımızda farkında olmadan kullandığımız biyomimikri ürünleri hangileri, nasıl örnekler verirsin?
a. Doğa bizim en birincil kaynağımız olması gerektiğini düşünüyorum. Cırt cırt bantlardan tutun da hızlı trende kullanılan yalıçapkını gagası gibi pek çok örnek verebiliriz. Ben bir tasarımcı olarak bunun ötesinde; her formun (biçimin), dokunun ve hacmin araştırılmasını sistematik bir şekilde çözülmesini uygun buluyorum.Hayvanların yön bulma ve savunma mekanizmaları, hareketleri bugün hangi alanlarda kullanılıyor?
a. Aslında çok ilginç örnekler var. Mesela yarasalar ve yunuslar karanlıkta ses dalgalarıyla etrafı görürler ya, işte gemilerdeki sonar sistemi tam olarak bunu taklit ediyor. Kuşlar uzun yolculuklarda Dünya’nın manyetik alanını kullanarak yön buluyorlar - telefonumuzdaki GPS’in çalışma mantığı buradan geliyor. Bir de arıların bal peteğini düşün; altıgen şekiller hem sağlam hem de çok az malzeme kullanılıyor. Bu yapıyı uçak kanatlarında, futbol sahalarındaki yapılarda bile kullanıyoruz.
Basit bir bitki teknolojiye nasıl yön veriyor?
a. Nilüfer yaprağını hiç gördün mü? Üzerine su damlarsa kayıp gidiyor, yaprak hep tertemiz kalıyor. İşte şimdi bazı binalar ve arabalar bu özellikle kendini temizleyen boyalarla kaplanıyor - yağmur yağınca hem su kaçıyor hem kir gidiyor! Kaktüsler de çok akıllı; yapraklarındaki ufacık yapılarla sabahın sisini su damlaları haline getirip içiyorlar. Bilim insanları çöl bölgelerde su toplamak için bu sistemi kullanıyor. Bambu da var bir de - depremde sallanıyor ama hiç kırılmıyor. Mimarlar bundan esinlenerek esnek binalar tasarlıyorlar.
Bizlere verebileceğin ilginç örnekler var mıdır?
a. Termitleri düşünsene - küçücük böcekler ama dev kuleler inşa ediyorlar ve içerisi sıcak Afrika’da bile serinlik! Zimbabve’de bir alışveriş merkezi var, termit yuvası gibi tasarlanmış. Klima yok ama sürekli serin - elektrik faturası yok denecek kadar az. Bir de kalamarlar var; anında renk değiştirebiliyorlar. Ordu bu teknolojiyi kullanarak görünmez olabilen kamuflaj kıyafetleri geliştiriyor. En sevdiğim örnek ise köpek balığı derisi - yüzeyi öyle özel ki mikroplar tutunup çoğalamıyor. Hastanelerde kullanılan antibakteriyel yüzeyler bu şekilde yapılıyor.
Bu konuyla ilgili kendi çalışmalarından neler anlatabilirsin?
a. Bunun için bir proje örneğimi verebilirim. Akçaağaç tohumlarını bilirsiniz. Hani dönerek yukarıdan düşüp helikopter gibi dönerler. Ben de bunun üzerine bir proje geliştirdim. İlk yardım malzemelerini yere yavaşça indirmek için normalde paraşüt sistemini kullanırken bense dönme hareketini örnekleyerek Samara AID adında bir proje geliştirdim.
Gördüğün gibi doğayı takip ederek, ondan öğrenerek hayatı kolaylaştırmak, farklı ve kalıcı çözümler bulmak mümkün. Şimdi seninle programın son bölümünde genellikle yaptığımız gibi geleceğe bakacağız. Doğa gelecekte bize nasıl ilham verebilir gel birlikte izleyelim.
VTR 4 BİYOMİMİKRİ GELECEĞİ
VTR DÖNÜŞ
Biyomimikri geleceğin teknolojisini nasıl değiştirebilir?
- Bizim bugün teknoloji dediğimiz şey “al, üret, at” döngüsüne sahip. Ancak doğada durum daha farklıdır. Üretimde doğaya geri dönüşecek malzemeler kullanmamız çok daha faydalı olacaktır.
Doğadan faydalanarak doğadaki tahribatı kurtarabilir miyiz?
- Evet, bu konuda umutluyum. Doğadaki tahribatı durdurmak için sürdürülebilir sistemlere geçmemiz gerekiyor. Bunun için ileri dönüşüm gibi kavramları da irdelemeliyiz. Doğayı sadece örneklemenin ötesinde yardımcı olacak tasarımlar geliştirmek zorundayız.
İklim krizi mesela, bir hayvanın savunma mekanizmasından ya da bir bitkiden ilham alınarak çözülebilir mi?
a. Kesinlikle! Mesela denizlerdeki yosunları düşün - sürekli havadan karbon çekip oksijen üretiyorlar. Bilim insanları şimdi fabrikalarda bu sistemi taklit ederek havadaki zararlı gazları temizlemeye çalışıyorlar. Mantarlar da inanılmaz - toprak altında dev bir ağ kuruyorlar ve karbonu tutuyorlar. Bu ağ yapısından esinlenerek çok daha az malzemeyle güçlü yapılar inşa edebiliyoruz. Çöl bitkileri de var; damla damla suyla aylar geçirebiliyorlar. Bu stratejiyi öğrenirsek kuraklık sorununa çözüm bulabiliriz.
Bu uygulamalar geleceğin şehirlerini nasıl dönüştürebiliir?
a. Hayal et - binalar ağaçlar gibi nefes alıyor, kendi enerjisini üretiyor. Köprüler ağaç dalları gibi hem hafif hem süper sağlam. Evler termit yuvası gibi tasarlanmış, klimaya gerek yok çünkü doğal olarak havalandırılıyor. En heyecan verici kısım ise atık yok! Tıpkı ormanda olduğu gibi, bir binanın çöpü başka bir binanın kaynağı oluyor. Şehirler orman gibi çalışıyor - her şey döngüde. İşte böyle bir gelecek bizi bekliyor ve bunu başarmak için doğayı dinlememiz yeterli.
Sevgili Atahan bugün gücümüzü, ilhamımızı doğadan aldık. Her zamanki gibi soruların cevaplarını dinlerken yeni sorular oluştu kafamızda. Çok teşekkürler verdiğin bilgiler için. İyi ki geldin.
KAPANIŞ ANONSU:
Bugün gözlerimizi doğaya çevirdik. Bir yaprak, bir kanat ya da bir tohumun bazen imkansız dediğimiz problemleri nasıl çözdüğünü öğrendik. Biyomimikri ile gelecekte bizi neler bekliyor bilemeyiz. Bildiğimiz tek şey doğanın tüm bilgeliği ve yol göstericiliği ile yanı başımızda olduğu .
Gelecek hafta yepyeni bir bölümde görüşmek üzere. Hoşca kal.
